21 Haziran 2014 Cumartesi

Atopik Dermatit..

3. ayımızda tanıştık daha atopik dermatit ile ve kortizon içerikli bir krem yazılarak gönderildik.. Verilen kremi tabii ki almadım.. Sonra bir doktor daha, sonuç yine aynı.. Reçete aynı doktorun adı değişiyordu.. Çok güvendiğim ve eskiden beri tanıyıp yorumlarına değer verdiğim dermatoloğa da gittiğimizde "aaa atopik dermatit bu, kortizonlu bir krem yazıyorum hemen" cümlesini daha muayene etmeden sarfedince bu işe kafa yoran tek bir doktor olmadığını, hepsinin otomasyon, ezbere iş yaptığını düşünmeye başladım.. Uzunca araştırmaların başladığı dönem tam da bu sıralardı.. Bir taraftan bu atakları kortizonsuz nasıl aşarız araştırmaları diğer taraftan kortizon yazmayacak doktor arayışları.. Araştırmalarımda çok sık banyo yapmamak, cildi sürekli nemli tutmak, cilde sürtünen giysi seçiminin dikkatli yapılması gerektiği gibi sonuçlara ulaşmıştım... Bu kapsamda farklı yaklaşımları olduğunu öğrendiğim 2 doktor ismi buldum.. Biri Etilerde özel muayenehanesi olan Kolsuz Agop, diğeri International Hospital'daki Orhan Baransu.. Orhan Baransu'dan ilk randevumuzu aldık.. Kendisi ile doktor doktor gezdiğimiz, inatla yazılan kortizonları kullanmak istemediğimiz süreç hakkında uzun uzun konuştuk önce.. Nihayet bizimle aynı fikirde olan bir doktorla karşı karşıyaydık.. Kendisi artık son noktada kortizon verdiğini onu da bebeklerin yüzey alanlarının genişliğinden dolayı ciltten değil ağızdan verdiğini söyledi.. Diğer doktorlar gibi hemen reçeteye odaklanarak değil, günlük hayatta nelere dikkat etmemiz gerektiğinden konuştuk uzun uzun önce.. İyi durulanamadığı için bebeğin kıyafetleri granül sabun ile yıkanmamalı dedi mesela.. Ayrıca mısır nişastalı banyo da cilde iyi gelenlerden önerisinde bulundu.. Sık banyo yapmamak, yediklerinden durumu tetikleyen bir gıda olup olmadığına dikkat etmekte önemliydi.. Cilde sık temas, öpmek, ıslak mendiller kullanmak durumu tetikleyebilirdi.. Cildi sürekli nemli tutmak atakları engellemek için en önemli şeylerden biriydi.. Bunun için de tavsiyesi Excipial Kids serisiydi.. Atak anlarında ise geçene kadar günde 2 kez Blue Cap kremi tavsiyeydi.. Çok etkili bir krem olmasına rağmen içeriğinde paraben olması alternatif aramaya itti beni.. Alternatif olarak ise ipek hanım çiftliği egzama kremi imdadıma yetişmişti.. 
Orhan Baransu bu anlamda gittiğimiz son doktor oldu.. İlaçtan ziyade bu hastalığa yaklaşım konusunda çok şey öğrenmiştik kendisinden.. Sonrasında ise kontrol altına aldığımız bir atopik dermatit dönemi.. Bu öyle ha deyince geçip gidecek bir sağlık problemi değil.. Kontrolü elden bıraktığınız anda ya da dış faktörleri kontrol edememeye başladığınızda yeniden gelmek için kenarda bekleyen bir rahatsızlık aynı zamanda.. O nedenle bu geçti artık deyip asla kontrolü bırakmayın.. Özellikle de atakların sık olabileceği kış döneminde.. Yaz aylarındaki nemli hava cildin kuruyup atak yapmasına izin vermiyor genellikle ama havanın kuru olduğu kış ayları cildi daha da kurutup ataklara zemin hazırlıyor.. 
Son olarak şunu söyleyebilirim ki kortizonlu kremlerden uzak durmak en doğru yaklaşım.. Kortizonlu krem kalıcı bir çözüm değil, sadece kullandığınız sürece atopik dermatiti baskılıyor.. Bıraktığınızda yeniden aynı problem devam ediyor.. Birinci kural problem nüksetmeden yani atak yapmadan önlem almak, yani cildi sürekli nemli tutmak gerekiyor.. Bunun için cildin kurumasına bununda atopik dermatiti tetiklemesine izin vermeden sürekli nemlendirici kullanmak gerekiyor.. Bunun için excipial kids ürünleri yulaf özü nedeniyle tavsiyedir.. Alternatif olarak organik markalar olan lavera ya da töpfer marka nemlendirici kremleri kullanabilirsiniz.. Atak zamanlarında ise ipek hanım çiftliği egzama kremi..  Tamamen doğal içeriği ile atak zamanlarında oldukça etkili sonuç aldığımızı söyleyebilirim.. 

2 Haziran 2014 Pazartesi

Termometre Seçimi..

Uzun zamandır bu konuda araştırma yapmaktayım.. Çok şükür ki sık ateşlenen bir çocuğumuz olmadığı için bu konunun çok fazla eksikliğini yaşamadık.. Ama doğru ölçtüğünden şüphe duyulmayacak bir termometrenin elin altında olması bebek olan bir evin olmazsa olmazlarından.. Gecenin bir yarısı ne ile karşılacağınız bilemezsiniz.. Her türlü sürprize hazırlıklı olmanız lazım.. Bugüne kadar Braun marka çubuk termometre kullanmış, özellikle de banyo suyunun sıcaklığını ayarlamada elimizden düşürmemiştik..


Fakat bebeğiniz büyüdükçe ve bilinçlendikçe çubuk termometre ile ateş ölçme daha zor olacağından temazsız ya da alından ölçüm yapan termometrelere geçmek gerekiyor.. Bu anlamda sürpriz zamanlarında elimizin altında bulunması için bir çok markadan araştırma yaptım, birçok arkadaşımın termometrelerini inceledim.. Açık ara farkla öne geçen, hastanelerde kullanılan ateş ölçerler güvenilirliğinde olup güvenimi kazanan marka Hartmann Thermoval Duo Scan oldu.. Sadece eczane ve medikal marketlerde satışı yapılan bu Alman markası  alından temasla ve kulaktan ölçüm yapabiliyor.. Kulaktan ölçümler için kulak yedeği gerktirmeyen bu ürün, düşme testlerinde de diğer markalara kıyasla  üstün bir dayanıklılık sergilemiş.. En güzel yanı ise arıza durumunda ölçüm yapmıyor, yani yanlış ölçme gibi bir ihtimali yok.. Bir de şık kapaklı kutusu var.. Eczanede 145 TL ye satılan ürünü ben internet üzerinden Kolay medikal isimli firmadan 85 tl gibi bir fiyata aldım.. 


Yine aynı Thermoval markasının 10 küsür liraya satılan çubuk termometreleri banyo suyu sıcaklık ayarı için rahatlıkla kullanılabilir.. 


Temassız ölçen termometrelere gelince, kullanım kolaylığının yanında ölçme uzaklığının doğru ayarlanamadığı durumlarda farklı sonuçlar verebiliyor.. Kullanabilirim diyorsanız yine eczane ve medikalcilerde satılan Fora IR16 marka tavsiyedir, temassız-alından-kulaktan birçok alternatif ölçümü barındırıyor.. 


Cıvalı cam termometrelerin kullanımı ve satışı yasaklandığından  onlar hakkında yorumda bulunmuyorum.. 

Hangi termometreyi alırsanız alın aldığınız gibi mutlaka çocuğunuzun vücut sıcaklığını sağlıklı iken farklı noktalardan ölçüp kaydedin ki ateşlendiği zamanları doğru ayırdedebilin..


1 Haziran 2014 Pazar

Küçük Ev Kazalarına Karşı..

Küçük kuzunuz artık yürümeye başlamış ve herşeyi keşfetme telaşındaysa ev kazalarına hazırlıklı olmanız gerekiyor.. Bunun için koca bir ecza dolabına ihtiyacınız yok.. İlk yardım teknikleri bilginizin olması her zaman tavsiyem ama aşağıda yazacağım çok basit bir kaç şey ile inanın olayın ciddiyetini büyük ölçüde törpülemiş olacaksınız..
Öncelikle kaza anında ay ay demeden kazanın normal birşey olduğu yaklaşımı ve canının yandığını anladığınızı hissettirecek bir tutum en gerekli olacaklardan.. Bundan sonra sadece 2 basit doğal müdahale şekli var size tüyo olarak vereceğim..
Birincisi açık yara olmayan her türlü vurma, sıkıştırma, düşme, ezilme gibi kazada kullanabileceğiniz ve sürekli dondurucuda tutulan soğuk bir ped.. Bu dondurucuda tuttuğunuz herhangi birşey de olabilir ama pedlerin kullanımı öyle pratik ki.. Pedleriniz bezden değilse ya da dondurucudan herhangi bir şey koyacaksanız bir beze sarıp öyle cilde koyun.. Buzu cilde direkt temas ettirmek sağlıklı değil.. Ev kazalarında anında yapılan soğuk bir müdahalenin ne tür mucizelere neden olacağına  inanamayacaksınız..
İkincisi ise açık yara ve kanama sonuçlu kazalarda kullanabileceğiniz varsa ıslatılmış temiz bir bez.. Islatılmış temiz bir bez ile önce küçük baskılarla bölgeyi temizleyin, mikrop kapmasını engelleyin.. Kanama devam ediyorsa bez ile baskı uygulayın bir süre, kanama dinene kadar.. Kanayan yaraya asla su tutmayın, suyla yıkamayın..Kalp seviyesinden yüksekte tutarak da kanamayı azaltabilirsiniz..
Bu iki ilk müdahaleden sonra gerek görülürse diğer ilkyardım uygulamalarına geçebilirsiniz,  genelde tıbbi destek gerekmeyecek kazalar için bu iki müdahalenin yeterli olduğunu göreceksiniz.. Yine de tavsiyem elinizin altında bir ilk yardım kitabı bulunsun mutlaka.. Öncesinde de okumuş ve ecza dolabınızı ilkyardım kitabınızda  istenen malzemelere göre hazırlamış olun..
Başta da söylediğim gibi olay anında çocuğunuzun tepkisini belirleyen şey sizin o anda verdiğiniz tepki.. Kaza anını normalleştirerek ama asla görmezden gelerek değil, ona sevgiyle yaklaşarak onun yanında olmanız gerekiyor.. Bu yaklaşımla neredeyse her ciddi düşmeden sonra bizim müdahalemizi beklemeden kendi kendine kalkıp kanayan yeriyle oyuna devam eden bir prenses çıktı ortaya, belirtmeliyim..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...