14 Aralık 2016 Çarşamba

Çocuğun Hayatında Telafisi Mümkün Olmayan Olaylar

"Hangi vitamin kullanılmalı" yazımdan bir kısmı vurgulamak için tekrar paylaşma gereği duydum.. Geçip giden günlerin ileride telafisi olamayacak 3 şeyini kaçırmamanız için..
Hep savunduğum bu 3 şeyi mega hafıza setinin başında birarada okuyunca şaşırmıştım, siz de çocuklarınızın zeka ve beyin gelişiminde bir daha ne yapsanız telafi edemeyeceğiniz bu fırsatları kaçırmayın.. Araştırmalarla  etkisi net bir şekilde kanıtlanmıştır bunların..

"Sonradan telafisi mümkün olmayan 3 olay vardır çocuğun beyin gelişiminde etkin rolü olan:

1- Uzun süre anne sütü ile beslenmek
2- OMEGA açısından zengin DOĞAL beslenme ( özellikle iki kelimeye dikkat: OMEGA ve DOĞAL)
3- Beyin gelişimine katkıda bulunacak aktiviteler

Bunları çocuğunuzun ilk yıllarında yaptınız yaptınız yoksa telafisi mümkün değil sonraki yıllarda.."

6 Aralık 2016 Salı

Gün İçinde Elimizin Altındakiler..

Fuar yazısından sonra bunu da paylaşmak istedim.. Gün içinde sürekli elimizin altında olan kitaplarımız..

Mega hazfıza setinin kitabı hergün rutin bir egzersiz yaptığımız kitap.. Çok iyi tasarlanmış.. Olmazsa olmazımız..


Meraklı minik dergisi beraberinde gelen aktivite kartlarıyla yine elimizden düşmeyenlerden..


İngilizce eğitiminde ingilizce şarkı videolarının yanında aşağıdaki iki materyali kullanıyorum..



Dikkat egzersizleri için çok keyifli bu şirinler kitabı yine hep elimizin altında.. Kitap fuarında 2 yeni kitabı daha eklendi arşive..



Özellikle 3 yaş döneminden beri bu kitaba bayılıyor kızım.. Hangisi sorularına doğru cevaplar verdikçe aldığı keyif tarif edilemez.. Artık 4 yaş için tükenmiş olsakta 2 numara için başlıyoruz şimdilerde.. 



Etkinlik dosyam 1 yine hep elimizin altında.. Büyük boy kartondan bir kitap olduğu için aktivitelerini doğrudan kesip yapıştırarak yapabiliyorsunuz.. Maskeler, Süsler falan ilgi çekecek çok fazla aktivite var içinde.. Bu kitaplardan piyasada çok fazla var, birçok kitap içerisinden içeriğini inceleyip almıştım ben bunu, bunun ikincisini beğenmemiştim mesela içerik olarak.. o nedenle incelemeden almayın derim, çocuğunuza hitap edecek aktivite hangisinde ağırlıktaysa onu alın..


Bu iki pencereli kitabı uzun süredir çok kullandık, her açılan pencereye çok hikayelere uydurduk.. Fuarda 2 yeni versiyonunu daha ekledik..

Bu iki aktivite kitabını yine içeriğini inceleyip beğenerek almıştım.. 3 bitti çoktan, şimdi 4ü yapıyoruz..

Bu bize kuzenimizden kalan bir kitap.. Kitabın karton sayfalarındaki masal kahramanlarına çeşit çeşit kıyafetler giydiriyorsunuz.. Kızım bununla da oynamayı çok seviyor.. 



Bu derginin içindeki odalara çıkartmalardaki eşyaları yapıştırmaktan çok keyif alıyor kızım.. 


İçinde karton masal maketi olan bu kitapta elimizin altındakilerden.. Kartondan maket ile masalı canlandırıyor bazen farklı sonlar yazıyoruz..






Bu da yine içeriğini beğenerek aldığım bir aktivite kitabıydı.. Kızım çıkartmalarına ve yapıştırılacağı kocaman açılan arka sayfasına bayılmıştı.. Bir zamanlar elimizden düşmezdi, aktiviteleri bittikten sonra da uzun bir süre düşmedi ama şimdilerde kalktı artık..



Bunlarda 1.5 yaşındaki küçük adamın elinden düşürmedikleri..

Dokun hisset kitapları..

Hayvanlar kitabı.. Bu benim en sevdiğim versiyonu..


Bunlar da bizim mekanizmalı kitaplarımız..


Yıllardır aktif bir şekilde kullandığımız dokun hisset kartları..


Manyetik çıkartmalı kitaplarımız..


Bunlara bir de en son fuardan aldıklarımız eklendi.. Bunlar dışında çokça hikaye kitabımız, puzzle yapmaya bayıldığımız için çokça yapbozumuz, keyif zamanları için monster party, pictureca, jenga, kızgın at, alışveriş listesi gibi kutu oyunlarımız, rengarenk aktivite materyallerimiz  ve ufak tefek aktivite kitaplarımız yine elimizin altındakilerden..

Arayış içinde olanlara fikir vermesi açısından paylaşmak istedim.. Güncellenmiş haftalık aktivite ve oyun programımızı da bir ara paylaşıyor olacağım..

İster aktivite olsun ister vermek istediğiniz bir eğitim temelinde hep oyun olmalı bunu hiç unutmayın..






1 Aralık 2016 Perşembe

Kitap Fuarından Geriye Kalanlar..

Uzun süre oldu yazamadım.. Yeni eve taşınma telaşı üzerine küçük prensesin doğum günü hazırlıkları derken ancak ancak normale dönüyor hayatımız.. Gelen yorumları, soruları bekletmeden dönmeye çalıştım ama kafamdakileri dökecek yazılar yazmaya fırsatım olmadı hiç.. Haliyle biriktikçe birikti..
Taze taze kitap fuarıyla başlamak istedim önce..
Bu yıl ekstra bir ilgi vardı fuara.. Fazlasıyla karamsarlığa kapıldığımız bugünlerde bu gerçekten çok sevindirici birşey..
Ben de bizim küçük Çakıl ve Bambam için birkaç yayınevinin kitaplarını inceleyerek alma fırsatını yakalamak için oradaydım.. Kitapları incelemeden alamıyorum maalesef.. Sanırım internet üzerinden sipariş veremediğim tek şey kitap.. Sayfaları karıştırmak, çocuklarımın gözüyle içeriği incelemek hem daha yararlı kitapları almamı sağlıyor, hem de olası kötü sürprizleri engellemiş oluyorum.. Kitapçılarda da maalesef kısıtlı oluyor bulunabilecek kitaplar, bir yayınevi olsa diğerini bulamıyorsunuz.. O nedenle fuar bulunmaz bir fırsat bunun için..
Hemen başlayayım.. Fuara giderken aklımda iş kültür, tübitak, parıltı, yapa, gnr yayınevlerinin standlarını incelemek vardı öncelikle.. Geri kalan vakitte de diğer standları dolaşırım dedim..
İlk olarak Tübitak.. İncelemek istediğim 1001 şey kitabı o sabah bitmiş.. Böcekler çıkartma kitabımız keyifle okuduğumuz bir kitap olduğu için serinin diğer kitaplarından da aldım.. Bu kitaplarda canlılarla bilgi edinirken o canlının yanına çıkartmasını yapıştırıyorsunuz, keyifli ve oyunlu bir öğrenme metodu oluyor..



İş Kültür standında o çok sevdiğimiz pencereli kitaplardan vardı yine bolca.. Bu defa aşağıdaki iki kitaptan yana kullandık tercihimizi çok abartmadan.. 4 yaş döneminde tamda şu aralar ilgisini çeken konulardı..





Bir de tiyatro tutkunu kızımız için aşağıdaki kitabı aldık, bu kitabın değişik masal kahramanları için serisi var..






Oradan GNR kitap standına geçtik.. Çok uzun zamandır kullandığımız Güçlü şirin nerede saklanıyor kitabı serisinin diğer kitaplarından almaktı hedef.. Öyle ki bu kitaptan çok keyif almış, kalabalık bir resimdeki istenen birşeyi bulmak ve dikkati güçlendiren bu kitabı artık herşeyin yerini ezberleyerek tüketmiştik.. Serinin diğer iki kitabını da bu standda bulup almıştık sonunda..



Standda ilgimi çeken bir diğer kitap da aşağıdaki olmuştu.. Hikaye aralarına yapıştırılan çıkartmalar kitabı keyifli bir hale getiyor.. Kitabın birkaç farklı versiyonu mevcut..



Sırada Parıltı yayınları var.. Uzun zaman önce aldığım çıkartmalı kırmızı başlıklı kitabı için buradayım.. O kitabı öyle çok sevmiştik ki hikayenin arka fonundaki eksik resimleri çıkartmalarla tamamlamak ayrı bir keyif katmıştı kitaba.. O küçücük ellerin pür dikkat bir şekilde taşırmadan doğru yere yapıştırma çabaları, ağzın aldığı binbir şekil görülmeye değerdi her defasında.. Son sayfayı da yapıştırdığımızda çok üzülmüştü küçük prenses kitap bitti diye.. Bir de içinden karton maketi çıkan pamuk prenses kitabıydı Parıltı standını aratan bize..
Kırmızı başlıklı kız kitabı serisinin basımı bitmiş, ama şanstır ki ellerinde her seriden kitap kalmış son son.. Küçük kuzu uçacaktı mutluluktan..



Pamuk prenses kitabının benzerinden bulamadık maalesef.. 

Sırada Yapa yayınları var.. Standdaki görevlinin minnetsiz tavrına aldırmadan 216 kartlı ingilizce resimli kartlardan oluşan my magic dictionary setini sordum, maalesef artık basımı yokmuş, türkçesi vardı aynı setin, birde az sayıda karttan oluşan ingilizce bir set vardı.. Elimde zaten ABC yayınlarının kartları olduğu için bu ikisine gerek durmadım, benim istediğim derli toplu birçok alandan ingilizce sözcük olan parça parça olmayan bir setti..
Bir de 4 yaş için dikkat alıştırmaları içeren resimli eğlenceli bir kitap almıştık ama kitabı bulamıyoruz :(

Bunlar dışında çok stand dolaştım, çok kitap inceleme fırsatım oldu.. Genelde yayınlar birbirinin tekrarı.. Ama ilgimi çeken farklı gelen aşağıdaki iki kitap oldu:

Nar yayınlarının mozaik kitapları gerçekten çok eğlenceli tasarlanmış..


Sol taraftaki numaralandırılmış renkli küçük çıkartmaları ilgili resimlerin içindeki numaralı yerlerine yapıştırıyorsunuz.. Bu serinin daha küçükler için olan az sayılı olan serisi de var..


Bir de bu dev kitaplar ilgimi çekti.. Klasik masalların yanında farklı hikayeleri de mevcut.. Biz favorimiz olan Bremen mızıkacılarını seçtik..


Uzun süredir seçici davranarak iyi bir materyal arşivi yaptım kendime çocukların keyifle birşeyler öğrenmeleri için.. Ama elimin altında derli toplu bir eğitim seti arayışım hep devam etti, inceleme fırsatım oldukça hep inceledim, ama bugüne kadar gördüğüm hiçbir set beni tatmin etmemişti.. Fuarda da yine birkaç sete bakma, inceleme fırsatım oldu.. Ve bugüne kadar gördüklerim arasında içerik olarak en eğlenceli ve dolu dolu gelen Boyut yayınlarının Anaokulu seti oldu.. Fuara özel %53lük indirimi de görünce almaya karar verdim.. Sabiha Paktuna Keskin ve Neşe Erberk Anaokulu öğretmenlerinin adını da görünce yayın ekibi kısmında güvenim biraz daha pekişti..
 İçinde fasikül fasikül dergiler olan bu setin büyük bir kısmını sayfa sayfa inceledim, gerçekten hiçbirşey atlanmamış.. Sadece kuşe kağıda olması kuru boya kullanmayı seven çocuklarım için zorluk yaratırmı diye tereddütüm oldu ama ilk denememizde çokta sıkıntı yaratmadığını gördüm..




Bir süredir eğlenceli çocuk belgeseli arayışında olan beni belgesel setleriyle ilk etapta heyecanlandırdılarsa da o sırada internetten açıp izlediğim demosu çocukları çokta içine çekecek eğlenceli bir anlatımda olmadığını görünce vazgeçirdi.. En azından benim çocuklarımı..

Bir kitap fuarı da böyle geçti gitti.. O kitap bu kitap derken kapanışını da yaptık fuarın.. Kapanış günü kapanışa yarım saat kala başlayan koli bantı sesleri, apar topar toplanmaya başlayan standlar rahatsız eden, katılımcıya saygısız bir görüntü olsa da fuarımız bitmiştir anonsuyla patlayan konfetiler eğlenceli görüntülerdi sonrasında..

Fuarda birkaç stand görevlisiyle ettiğimiz sohbetlerde ana konu ailelerden "bir sürü kitap alıyoruz ama çocuğumuz ilgilenmiyor" yakınmasının geldiği yönündeydi.. 
Ben çocuklarıma birşey alırken şunu hiç aklımdan çıkarmıyorum: Öncelik O Y U N.. Kurs arayışına girdiğimde de herhangi aktiviteye katılacaksa da bu önceliğim hiç değişmiyor.. Çocukların önce doya doya çocukluklarını yaşamaları gerek çünkü.. Disiplinle korkutarak değil oyunla özümseyerek öğrenmelerini sağlayacak şeyleri yerleri tercih edin..
Birşey yapacaksalar, birşey öğrenecekseler bu hep oyunla olacak.. Bu nedenle alacağınız materyalleri hep oyun oynadığını düşünerek başına oturacağı şekillerde seçin.. Ben bunun için incelemeden asla bir eğitim materyali almıyorum.. Ona birşey katmasından ziyade onu eğlendiricek mi oluyor ilk beklentim.. Onu eğlendirmeyecekse, zaten başına oturmayacağı için, ona birşey katıyor olmasının da bir anlamı olmayacak.. İkinci kural da bir ebeveyn olarak daha eğlenceli hale getirmek görevimiz olduğunu unutmamak.. Kitaplardan değişik hikayeler yaratmak, resimlerin belli kısımlarını kapatıp tahmin oyunları oynamak bazen sıkıldıkları bir kitabı bambaşka bir keyfe dönüştürüyor..
Kızımın şu an en kıymetli oyuncakları kitaplar mesela, hiçbir zaman zorla başına oturtmadım, genelde  ondan gelen teklifle birlikte başına geçiyoruz ama her fırsatta alıp kendi başına birşeyler yaptığını da görüyorum.. Bazen saatlerce kitaplarının başından kalkmak istemiyor..
Sonuç olarak içinde oyun olan içinde ilgi olan herşeye var çocuklar.. Şu anda pek bir moda olan dikkat ve konsantrasyon eğitimlerini sadece kitaplardan beklemeden oyunlarla yaparsanız çok daha fazla yol katedersiniz..Yeter ki doğru yaklaşım.. Her zaman söylediğim "Eğitilemeyecek bir çocuk yok bence, biraz daha oyun biraz daha ilgi sadece"

Sevgiyle kalın..

















19 Eylül 2016 Pazartesi

Nakliyeci Arayışında Olan Varsa

Çocuklara bahçeli bir ev düşüncesi uzun zamandır kafa yorduğumuz ve araştırmalar yaptığımız bir konuydu.. Sonunda gönlümüze göre bir yer bulduk çok şükür.. İşin en zor kısmına gelmişti sıra: Taşınma:(
Bu 6. taşınmam olacağı için taşınma konusunda tecrübeliydim de gel gelelim nakliyeciler konusunda olumlu tecrübeleri olamıyor maalesef insanın.. O nedenle de her bir taşınmamdaki nakliyeci farklı firmaydı, birini bile ikinci defa çağıramadım.. Değinmeden geçemeyeceğim Bektaş nakliyatla bir taşınmamız vardır ki 3 kat para isteyip bir iş ne kadar kötü yapılır, eşyaya nasıl zarar verilir, sonra da nasıl ortalıktan sıyrılınır asla unutamayacağım en kötü taşınma anımdır.. Parayla rezil olmanın en acı örneğidir bende.. Hem de hamile halimle..
Bu defa da yine haftalarca araştırdım, çevremde yakın zamanlarda taşınan insanların yorumlarını aldım, nakliyecileriyle görüştüm, sonunda Çimensa nakliyata karar verdik..
Bizim için kriter, kendi ekibi olan bir nakliye firması olmasıydı, sabah amele pazarından adam toplamaması önemliydi..
Kaldı ki bugüne kadar artık şunu kabullenmiştim, iyi bir nakliyeci yok.. Hepsi birbirinin aynı.. Başta konuştuğun adamla gelen ekibin alakası yok dahası birbirinden haberi yok..
O kadar kötü tecrübe yaşayınca taşınma gününe kadarstresliydim, ama gelen ekip ilk kez şaşırttı beni..
Serhat ve ekibi efendilikleri, eşyaya ve eve zarar gelmesin konusundaki dikkatleri, paragözlükten çok uzak tutumları, o kadar yorgunluğa rağmen düşmeyen yüzleri, sığmayan eşyayı güneşin altında kamyonun arkasına 2 saat bağlamaya çalışmalarına rağmen tek bir laf etmemeleri, ilave araç ve ücretin sözünü bile etmemeleri ile gönlümüzü kazandılar.. Tek bir eksik, tek bir zarar ( ne evlerde ne de eşyalarda) hiçbirşey yok.. İkea mobilyalarının bolca olduğu evimizde tek bir yanlış montaj yok..
İlk kez dedim ki iyi nakliye firması da varmış..
Bu yazıyı arayış içinde olanlar için özellikle yazmak istedim.. Ben çok aradım çünkü.. Bu konuda internette güvenilir bilgi bulmak zor, ben haftalarca aradım bulamadım.. Her konuda tecrübelerini paylaşan insanlar bu konuda neden birşey paylaşmamışlar hiç anlayamadım bir türlü.. Hep müşteri ağzından yazılmış firma hesapları var forumlarda..
Çimensa nakliyatın iki ekibi varmış bu arada, diğerini bilemiyorum, yorum da yapamam ama serhatın başında olduğu ekip gerçekten ezber bozan cinstendi.. Benim gibi nakliyeci stresi yaşayan ve arayış içinde olanlara tavsiyedir..

31 Ağustos 2016 Çarşamba

El-Ağız-Ayak Hastalığına Dikkat!

Bugünlerde viral bir enfeksiyon olan bu hastalığa dikkat edin.. Önce ateş ve boğazda kızarıklık sonrasında ciltte su çiçeği şeklinde döküntüler yapan bu hastalığın belirtilerine rastlarsanız paniklemeyin.. Virüslerin neden olduğu bir hastalık olduğu için ilaçla tedavisi mümkün değil.. Ateşi de bizim gibi soyunarak ve ılık duşlarla kontrol altında tutabilirseniz, geçmesini beklemekten başka yapacak birşey yok.. Bulaşıcı bir hastalık, dikkatli olmakta fayda var.. Benim iki kuzu da arka arkaya geçirdiler.. Yine her zamanki gibi ilaçsız, bir gece kontrol altında tutulan ateş ve bir iki sefer kusma ile sabaha toparlamışlardı bile.. Her zaman söylediğim gibi vücudun doğal savunma mekanizması olan ateş, kusma ve ishalin önünü hemen kesmemek gerekiyor.. İlaç sadece inatçı durumlarda kullanacağım birşey benim için.. Bekleyip görmeden, hemen sarılabileceğim birşey değil.. Zamane ebeveynlerinde gördüğüm en yanlış uygulama çocuğun daha ateşi farkedilir edilmez hemen ateş düşürücü verilmesi.. Hep söylediğim gibi çocuğu soyarak yada ılık duş ile ateşi belli bir seviyede tutmak mümkün, tutulmalı da zaten.. Ateşi hemen düşürmek bir başarı değil vücut için, aksine vücudun savunabileceği durumu yok edip, savunma olayını ilaca devretmek.. Sen çekil ilaçlar halletsin demek aslında.. Sonrasında ise vücudun 1 gecede kırabileceği hastalık için günlerce ilaç kullanmak.. İlaçsız iyileşmemeye alışan savunma mekanizması çökertilmiş dirençsiz çocuklar olışturmak.. Vücudun doğal savunma mekanizmasına müdahale etmediğinizde hem hastalık çok çabuk atlatılıyor, hem de çocuk daha dirençli olduğu için kolay kolay hasta olmuyor.. İki çocuğumda da tecrübeyle sabit..

31 Temmuz 2016 Pazar

Şehriyeli Çorba


Bu çorbadan kim tatsa bayılıyor, benim için sık sık yaptığım sıradan bir çorba olmasına rağmen yorumlara istinaden burada paylaşma gereği duydum:

Bir soğan ile bir iki diş sarmısağı rendeleyip yağda kavuruyorsunuz
Şehriyeyi ilave ediyorsunuz ( Ben kendi yaptığım erişteyi ufalayıp koyuyorum)
1-2 domates rendeleyip ilave ediyorsunuz
1 yemek kaşığına yakın salça ilave edip kavuruyorsunuz biraz daha..
Kaynamış su ilave edip kaynatıyorsunuz bir süre
2 yemek kaşığı yoğurt, 1 yumurta sarısı, 1 yemek kaşığı unu ayrı bir kapta çırpıyorsunuz terbiye için..
Sonra bu terbiyeyi çorbadan biraz biraz ilave ede ede ılıtıp sırasında kaynayan çorbaya ilave ediyorsunuz
Kullanıyorsanız tuz ilave ediyorsunuz
Biraz daha kaynatıp kapatıyorsunuz
Kapatınca biraz limon sıkıp biraz da karabiber ilave ediyorsunuz.. Sonrasında dilerseniz blender dan geçiriyorsunuz..

Bu çorbanın tavuk versiyonu da enfes oluyor.. Bunun için kaynamış su yerine kaynamış tavuk suyu ilave edip, kaynarken tavuk parçaları ilave ediyorsunuz..

Oldukça pratik ama bi o kadar da besin değeri yüksek ve lezzetli bir çorba.. Tavsiyemdir..

(Görsel alıntıdır)


Akika Kurbanı


Ben de bu kavramı çocuklarım dünyaya geldikten sonra öğrendim.. İnanışınıza göre uygulayıp uygulamamak size kalmış.. Ben sadece bilmeyenleri bilgilendirmek amaçlı eklemek istedim bu yazıyı..

Alıntıdır*
Yeni doğan bebeğin başındaki ilk saçlarına akîka; bu çocuğun doğumundan yedi gün sonra başındaki tüyleri kısmen veya tamamen traş edip adını koyduktan sonra Allah'a şükür için kesilen kurbana akîka kurbanı denir.
Bu kurban çocuğun doğduğu günden buluğ olacağı güne kadar kesilebilir. Ancak doğumun yedinci gününde kesilmesi daha makbuldür. Kesilen kurbanın kemikleri çocuğun sıhhatli olmasına sebep olsun niyetiyle kırılmayıp eklem yerlerinden sıyrılır ve öylece pişirilir. Sonra bu kemikler bir yere gömülür. Akîka kurbanının etinden bunu tasadduk eden kimsenin yiyebileceği gibi ev halkı da bu etten istifâde eder. Bir kısmı da ihtiyaç sahiplerine dağıtılır.

27 Temmuz 2016 Çarşamba

Tavsiye Ettiğim Markalar, Uzak Durun Dediklerim..


Bir markanın iyi olup olmadığını sorun yaşamadan anlayamıyorsunuz maalesef.. Ürünü satın alana kadar süreç harika, bütün markalar güler yüzlü çalışanlarıyla emrinize amadeler.. Fakat satın aldıktan sonra herhangi bir sebeple (iade, değişim, üründe problem vs) kapılarını ikinci bir defa çalmanız gerektiğinde o zaman firmanın kalitesini tüm çıplaklığınla görüyorsunuz.. Bu tür süreçlerde müşterisine verdiği değerle daha da takdirimi kazanan ve diğer taraftan ise kara listeye aldığım epeyce marka oldu.. İşte en iyiler ve en kötüler..
En kötülerle başlamam gerekirse ilk sıralarda Markafoni, Zara, C&A, Koton, Migros ve Evidea var..
Markafoni: İnternet alışverişi konusunda yıllardır kullandığım, ama artık herşeyi eline yüzüne bulaştıran, iadelerini kafalarına göre hesaplayıp eksik yapan, düzeltmeleri için defalarca mail atıp bir muhatap bulamadığınız, bulduğunuzda da hiçbir açıklama yapamayan çalışanlar topluluğu.. 50 liralık ürünü iade ederken kullandığınız 20 liralık kupona istinaden 30 lira iade eden, kuponu geri yüklememişsiniz dediğinizde geçti artık o diyen, yaptığım her alışverişi takip etmekten yorulduğum, her seferinde de bir hatasıyla karşılaştığım, yaptıkları her hatayı ilettiğimde özür dilemeyi bile bilmeyen, ekstrenizi takip etmezseniz 500 liralık iadenin sadece 20 lirasının yapılmış olduğunun bile farkında olmayacağınız, bu kadar hatayla ticari hayatlarına nasıl hala devam edebildiklerine şaşırdığım firma..
Zara: Bağdat caddesi zara mağaza müdürünün ürün değişimi ve incelemeye gönderme işlemlerimiz esnasında sergilediği saygısız tavır tamamen markanın üzerine kocaman bir çizik atmama yetipte artmıştır bile.. Müşteri ile daha nasıl konuşacağını bilmeyen, ben buranın müdürüyüm ne istersem yaparım, nasıl istersem konuşurum egosunda ve tavrındaki bir bayanın nasıl olurda o pozisyona getirildiğini hala aklım almaz.. Müşteri ile yüzyüze bir konuma getireceğiniz çalışan sizin müşteriye verdiğiniz değeri gösterir.. Kendi haklılığını kanıtlamak için müşteriyi yerden yere vuran bir kişiyi o markanın adı altında tutamazsınız.. Yıllar süren zara müdavimliği bağdat caddesi mağaza müdürü nedeniyle tek kalemde bitirilmiştir..
C&A: Doğru düzgün bir sistemleri yok.. Ne ürünün stoklarını görebildikleri, ne de başka mağazalarda olup olmadığını görüntüleyebildikleri bir sistem yok maalesef.. Reyonda bir ürün görüyorsunuz, o ürünün bedeninin depolarında olup olmadığını, başka mağalarında var mı yok mu cevabını alamıyorsunuz.. Şansa reyonda bedeninizi buldunuz buldunuz, yoksa yapacak birşeyleri yok.. Çalışanlar bilgisiz.. Yardım almak zor.. İade ve değişimlerde aldığınız mağazaya yönlendiriliyorsunuz ki bazen bu çok acı.. Kısacası çok geride kalmış bir marka, sistem yönetimlerinin olmaması yüzünden..
Koton: Bir ürün değişimi esnasında kasiyerin çıkardığı zorluk ve saygısız tutumuyla müşteri olarak ilişiğimi kestiğim firmadır..
Migros: Misafirlik alışverişi için uğradığımız Torium avm de saygısız bir kasiyer ve sistemlerindeki eksiklik yüzünden parçalara böldükleri alışverişim.. Ardından 30 lira üzeri kampanyadan faydalanamazsınız çünkü 30 liralık fişiniz yok diyen bir zihniyet, 60 liralık alışveriş yapmama rağmen.. Şakamısınız yaa.. Çağırmamız üzerine gelen yetkili herşeyin farkında, haklısınız ama maalesef sistemimiz böyle çalışıyor diyor.. Mağduriyetimizi gideriyor.. Ya mağduriyeti giderilemeyenler.. Her alışverişte bir yetkili ile konuşup yanlış sistemlerini düzelttirecek vaktimiz yokki.. Sisteminizi düzeltin o zaman diyerek çıktık ama neden uğransınlar ki düzeltmeye, kimse farkında değil zaten.. Bir kampanyadan yararlanan öbüründen yararlanamıyor, bu da işlerine geliyor.. İyi ki market alışverişi yapmıyorum.. Kara listemde Migros da.. Onları var eden müşteriye bu kadar oyun oynanmaz..
Evidea: Her seferinde fahiş kargo ücretleri alıp, ürünü iade ettiğinizde bile bunları iade etmeyen, ancak defalarca uğraştıktan sonra iadesini yapan geride kalmış firma.. Kimsenin bu kadar uğraşacak vakti yok maalesef.. Karalistemde..
Bu firmaların yanında bir de müşteri bir problem yaşadığında çözmek için hazır kıta bekleyen ekipler oluşturmuş takdire şayan firmalar da var:
Trendyol: 7/24 her türlü sorunuza/ sorununuza anında dönmek için bekleyen bir ekip var.. Ürünle ilgili herhangi bir sıkıntı, kargoda kaybolma gibi uçuk durumlar da dahil olmak üzere her şekilde ürünlerinin arkasında duruyor, sizin mağdur olmamanız için ellerinden geleni yapıyorlar, hem de anında.. Hiçbir iadeyi takip etmek zorunda kalmıyorsunuz, Markafoninin aksine kullandığınız hediye kuponunu anında hesapta tekrar aktif hale getiriyorlar, siz hiçbirşeyi hatırlatmak zorunda kalmıyorsunuz.. Bugüne kadar defalarca alışveriş yaptım, tek bir hatalarıyla karşılaşmadım.. Bazen stoktan dolayı gönderemedikleri bir ürün olduğunda sizi mağdur ettikleri düşüncesiyle hesabınıza 20 tl hediye kuponu yüklüyorlar hiç bekletmeden.. Müşteri memnuniyeti konusunda açık ara öndeler.. Diğer firmaların ondan öğreneceği çok şey var..
LCW: Ürünlerinin sonuna kadar arkasında duran bir marka daha.. Sistemleri müthiş, istediğiniz bir ürün ya da beden konusunda anında bilgilendirilip yönlendiriliyorsunuz.. İade ve değişimlerde çok yardımcılar, diğer markalar gibi fişe tarihe odaklanmış bir zihniyetleri yok, işe yokuşa sürme telaşında hiç değiller.. Hele internet mağazası bi harika, kargonun hatası yüzünden yanlış adrese giden iade ürünleri kendileri arayıp bulmuş ve iadesini yapabilmek için resmen çırpınmış, kendilerine hayran bırakmışlardır..
Mavi: Yıllar sonra bile ürününe sahip çıkan eşsiz bir firma.. Çok uzun süre kulladığınız bir ürünü yıpranması sebebiyle bile incelemeye gönderdiğinizde yenisiyle değiştirecek kadar müşteri memnuniyetine önem veriyorlar.. Sistemleri ve mavi kart uygulamaları gerçekten çok iyi.. Fiş fatura aramak zorunda kalmıyorsunuz..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...