23 Temmuz 2014 Çarşamba

İdrar Yolu Enfeksiyonu..

Daha 6. Ayımızda tanıştık idrar yolu enfeksiyonu kavramıyla.. Mesane (sistit) ve böbrek (piyolenefrit) olmak üzere iki bölgedeki enfeksiyonu kapsıyor aslında bu kavram.. Yapısal olarak doğuştan gelen nedenlerle oluşabildiği gibi, dışkıdaki E. Coli gibi bakterilerin enfeksiyon oluşturarak idrar yolundan içeri doğru yani böbreklere doğru ilerlemesiyle de ortaya çıkabiliyor.. Bu ikinci durum, anatomik açıdan kaka ve idrar çıkışlarının birbirine çok yakın olduğu kız bebeklerde idrar yolu enfeksiyonunun daha sık görülmesine neden oluyor..
Doğuştan gelen nedenler aşağıdaki olabilir:
Vezikoüreteral reflü (VÜR ): Bazı çocuklarda, doğuştan olan yapısal bir bozukluk nedeniyle idrar mesaneden geriye, idrar yollarına ve böbreğe doğru kaçar, buna vezikoüreteral reflüadı verilir. Eğer enfeksiyon varsa, sonuçta piyelonefrit gelişir. Zaman içinde böbrekler zarar görür.
Hidronefroz: Tek veya çift taraflı olarak böbreklerdeki genişlemeye hidronefroz denir. Bu durum, vezikoüreteral reflü veya idrar yollarındaki bir tıkanıklığa bağlı olabilir. Hidronefroz, daha bebek anne karnındayken yapılan ultrason incelemeleriyle anlaşılabilir. Bu bebeklerin yaklaşık yarısında, hidronefroz doğum sonrası dönemde kaybolmaktadır.
Disfonksiyonel işeme: Bazı çocuklar yeterli sıklıkta idrara çıkmaz veya idrar yaparken kaslarını yeterince gevşetemezler. Disfonksiyonel işeme dediğimiz bu durum da idrar yolu enfeksiyonlarına zemin hazırlamaktadır.
Diğer nedenler: Ayrıca kronik kabızlığı, barsakta kıl kurdu gibi parazitleri olan çocuklar, genital bölgede yapışıklıkları olan kız çocuklar ( labial adhezyon) veya spina bifida gibi nörolojik sorunları olan çocuklar idrar yolu enfeksiyonları için artmış risk taşırlar.
İdrar yolu enfeksiyonu belirtileri ise aşağıdaki gibi olabilir:
  • İdrar yaparken acıma
  • İdrara çıkma sıklığında değişiklik, sık idrara çıkma
  • İdrarın görünüm ve kokusunda değişiklik
  • Ateş, titreme (yüksek ateş daha çok piyelonefritte görülür)
  • İştahsızlık
  • Bulantı, kusma
  • Karın ağrısı
  • Sırt ağrısı
  • Kilo kaybı ya da gelişmede gerileme
İdrar yolu enfeksiyonu şüphesinde, idrar tetkiki ve idrar kültürü testlerini istenecektir. İdrar kültüründe üreyen mikrobun hangi antibiyotiklere hassas olduğu ise, yapılacak antibiyogramda saptanacaktır.
Yukarıdaki yapısal bozuklukları tespit edebilmek için çeşitli metotlar mevcuttur; kız çocukları için tekrar eden enfeksiyonlarda ultrason, böbrek sintigrafisi, voiding sistoüretrogram ( sonda takılarak işeme sırasında çekilen ilaçlı film ), IVP ( damardan ilaç verilerek böbreklerin görüntülenmesi ) gibi tetkiklere yönlendiriliyorsunuz..
Bizim hikayemize gelince.. Ek gıdaya geçiş yaptığımız 6. Ay rutin kontrolde önceki aylara kıyasla az alınan kiloyu işaret olarak yakalayan doktorumuz, torba ile idrar örneği aldırmıştı.. Sonrasında maalesef tahlil sonuçlarında  gram pozitif bakteri üremesi tespit edilmiş ve hemen antibiyotik tedavisine başlamıştık.. Elimizde başka hiçbir belirti yoktu.. Yine o süreçte ultrason ile böbreklerde bir genişleme olup olmadığına da bakıldı.. Antibiyotik tedavisi sonrası yapılan tahlillerde herhangi bir üreme görülmedi.. İdrar yolu enfeksiyonu böbrekleri yiyen bir durum olduğundan farkedildiği anda çok sıkı bir şekilde takip edilmesi gerekiyor.. Bu nedenle sonraki ay kontrollerinde rutin olarak takip edildi, bir ay sonraki kontrolde bir şey çıkmazken  iki ay sonraki kontrolde yine gram pozitif bakteri üremesi görülmüş, antibiyotik tedavisi sonrası yapılan tahlilde ise gram negatif üreme görülmüştü. Bu defa da bu bakteri türü için başka bir antibiyotik tedavisine başlamıştık..Yaşanan bu durum iyice kafamızı karıştırınca bu süreci kendi doktorumuzla değil, uzman bir nefroloji uzmanı ile takip etmeye karar verdik.. Bu anlamda doktorumuzun da tavsiyesi olan Neşe Karaarslan'a muayene için gittiğimizde torba ile değil sonda ile ilk idrar örneği alındı.. Enfeksiyon hikayemizi de kendisiyle paylaştık.. Uzun uzun konuştuk, enfeksiyon sürecinde bizi neler bekleyebileceği ve hangi tetkikler yapılabileceği üzerine.. Ve sonrasında heyecanla beklediğimiz o sonuçlar temiz çıkınca, tekrar eden enfeksiyon durumunda istenen diğer tetkikleri şimdilik yaptırmayalım ve rutin olarak durumu takip edelim konusunda hemfikir olduk doktorumuzla.. Sonraki aylarda da rutin olarak sonda ile alınan idrar tahlillerinde hiç enfeksiyon ile karşılaşmadık.. Öyle ki bir yaş ve sonrasında gelişimine dayanarak idrar alınmasına gerek bile görmedi doktorumuz.. Sonuç olarak şunu anladık ki biz belki de hiç enfeksiyon durumu yaşamamıştık.. Sonda yerine torba ile alınan idrar örnekleri belki de bize yanlış sonuç vermişti.. Olayın hızlı bir şekilde gelişmesiyle genel tabloyu gözden kaçırmıştık aslında biz.. Başta sevindiğimiz kilo kaybından enfeksiyonun yakalanması durumu sonlara doğru parçaları yerine oturttuğumuzda aslında ek gıdaya geçiş döneminde kilo alımının yavaşlaması durumuymuş diyebiliyoruz artık.. Sonraki aylarda da aynı hızda yavaş bir şekilde devam eden kilo alımı Neşe Hanım'ın "anne baba olarakta zaten zayıf insanlarsınız, çocuğunuzun kilo alımı da bu doğrultuda ve persentil olarakta ortalamada gidiyor, ilk altı ay anne sütü nedeniyle fazla kilo alımı olmuş olabilir ama bu dönemi onunla kıyaslamak doğru olmaz, gelişimi çok iyi gidiyor bence"  yorumuyla o karmaşa bulutundan çıkıp gerçeğe döndük..
Neyse ki soru işaretleriyle dolu bir dönem bitmişti.. Bu süreçle hala boğuşanlar için en başta geçmiş olsun dileklerimle birlikte tavsiyem mutlaka ama mutlaka bir nefrolog ile süreci takip etmeleri yönünde olacak.. Bunun dışında da aşağıdaki birkaç tüyo:)
Bu zor dönemde yine doğal yollardan sürece nasıl destek olabilirim arayışlarındaydım.. Yaban mersini çayı, mısır püskülü çayı sürece iyi gelenlerden.. Bir de küvet banyo yapmamanız ve genital bölgeye uzun süreli şampuan temasını engellemeniz gerekiyor.. Özellikle kız bebeklerde alt temizliğine dikkat edilmeli, dışkının genital bölgeye temasını önlemek amacıyla temizlik önden arkaya olacak şekilde yapılmalı.. Bebeğiniz kaka yaptıktan sonra hiç beklemeden bezini değiştirmekte çok önemli..


1 Temmuz 2014 Salı

Kitap Tavsiyesi..



İlk günden bu yana en çok oynadığımız şey oldu kitaplar.. Özenle seçtik bu yüzden küçük prensesin kitaplarını, her biri üzerine hikayeler kurduk, isimler taktık.. Dönem dönem bazılarını kaldırdık, böylelikle hepsiyle ilgilenmesini sağladık.. Kaldırdığımız o kitapların tekrar ortaya çıkış anları inanılmazdı.. Hiçbirindeki karakterlerin unutulmadığı aksine özlendiğini o parlayan gözlerde görmek  paha biçilmezdi.. Bu anlamda gerçekten memnun kaldığımız birkaç kitap tavsiyesinde bulunmak istiyorum.. Özellikle dokun hisset formatındaki kitaplar ya da kartlar bu anlamdaki favorim.. Alışverişi genelde D&R internet sitesinden yapıyorum, çok fazla mağaza dolaşma şansım olmadığından, küçük prensesi de alışveriş merkezlerine çok fazla sokmak istemediğimizden mağazalardan bakarak alma şansımız çok olamıyor maalesef.. Özellikle de hayvanlara çok düşkün bir çocuğa sahip olduğumuz için dokun hisset serilerinin hayvan kitapları elimizin altında olmazsa olmazı oldu.. 


Kitapların yanında olmazsa olmazımız heryere giderken yanımızda taşıdığımız, gören herkesin dikkatini çeken abc yayınlarının dokun hisset öğren kartları oldu.. Farklı dokularla hazırlanmış her bir kartın arkasında o ismin farklı dillerdeki isimleri, sorularla yönlendirilen oyun kurma taktikleri gibi bilgilerin yer alması uzun vadede de kullanım imkanı getiriyor.. Başta hayvan merakımızdan dolayı çiftlik serisini alıp, sonrasında sırayla tüm seriyi tamamladık.. Şiddetle tavsiye ediyorum bu seriyi..


Bunların yanında net yayınlarının sayılar renkler kitaplarının eğrenceli ve dikkat çekici renkli resimleri ile tavsiyedir.. Yine doğan egmont yayınlarının 9'lu minik kitapları öğrenme açısından çok faydalı.. Yanınızda taşımanız da çok pratik.. 


Bir de babalar gününe alternatif hediye tavsiyesi olarak "babamı neden çok seviyorum" kitabını tüyo olarak vermeliyim.. Siz de bizim gibi hediye de maddiyat yerine maneviyat arayanlardansanız bingo diyebilirim.. Kitap yerine defter için de aşağıdaki seçenekler öneridir..


Ya da bu:)



Bebek Arabasına Alternatif..



Küçük prenses artık bebeklikten çıkıp, iyice bilinçlenmeye başladığı dönemden itibaren arabasına eskisi gibi binmek istemedi.. Hiç bir yere sığmayan bu özgür ruhu biz de hapsetmemeye özen gösterdik hep.. Zorunlu durumlar ve araba koltuğu gibi net güvenlik kuralları dışında onun özgür olmak istemesine hep saygı gösterdik.. Kendi keyfimiz için çocuğu arabaya hapsedip saatlerce alışveriş merkezi hiç dolaşmadık mesela.. Böyle aileleri ve çocukları da gördükçe üzülmüşümdür hep.. Tüm ailenin birarada olduğu zorunlu dışar gezmelerini ona kendini hapsolmuş hissettirmeden, yanımızda dolaşmasını keyfe çevirecek, bebek arabasına alternatif birşey arayışındaydım bir süredir.. Bisikletlere de çok baktım ama emniyet kilitli olanlar çok hacimliydiler ve bagaj kısmını da düşünmek zorundaydım.. Derken hello baby mağazasında bu arabayı gördüm.. Müzikli, koltuk altı bagajlı, emniyet kilitli, ebeveyn kollu özelliklerinin yanında ayak koymaya yerinin olması tam aradığım şeydi.. Kontrol kolunun kolayca çıkıp takılabiliyor olması da bagaj için büyük avantaj.. Büyüklüğü de bagaj için uygun.. 20 kg a kadar taşıma kapasitesi var.. Tek olumsuz yanı ebeveyn kolu sağa sola döndürmüyor, sizin çevirerek hamle yapmanız gerekiyor.. Tam gönlüme göre birşey bulmuşken eksi tarafını hiç görmeden satın almıştım bile, aylardır kullanmamıza rağmen bu durumun bizi hiç rahatsız etmediğini de paylaşmalıyım.. 120 tl gibi bir ücrete aldık biz.. Sarı ve pembe renk alternatifleri de mevcut.. Söylediğim gibi aylardır da sorunsuz kullanmaktayız.. Her gezmemizde bagajımıza atılan gezi arkadaşımız bizim artık.. Bebek arabasını da artık neredeyse hiç kullanıyoruz diyebilirim.. Girdiğimiz her ortamda da bütün çocukların ilgisini çektiğini özellikle belirtmeliyim..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...